Vestel, dünyaya savunma teknolojileri ihraç ediyor
Vestel’in savunma sektöründeki şirketlerinden AYESAŞ’ın yeni üretim tesisi, Milli Savunma Bakanı M. Vecdi Gönül, Savunma Sanayii Müsteşarı Murad Bayar ve Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Zorlu’nun katılımıyla Ankara’da açıldı. Zorlu, “Vestel Savunma Sanayi ve AYESAŞ ile dünyaya savunma teknolojileri ihraç ediyoruz. Amacımız, Türk Savunma Sanayii’ne katkı sağlayacak projeler üreterek, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin teknolojik ihtiyaçlarının yurt içinden karşılanmasını sağlamak” dedi.
Zorlu Grubu’nun savunma sanayiinde iddialı olduğunu vurgulayan Ahmet Zorlu, “Savunma sanayiine yönelik, yüksek teknolojiye sahip yazılım ve donanım çözümleri sağlıyoruz. Bugün bu şirketlerimizle savunma ve havacılık alanlarında dünyaya teknoloji ihraç etmekten büyük gurur duyuyoruz. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin teknolojik ihtiyaçlarını karşılayacak ve Türkiye’nin savunma sanayiine katkı sağlayacak projeler üretmeyi hedefliyoruz. Amacımız, Silahlı Kuvvetlerimizin ihtiyaçlarının özgün ürünlerle yurtiçinden karşılanmasına katkıda bulunmak” diye konuştu.
“Teknolojiye 30 milyon Dolar’ı aşkın yatırım yaptık”
Savunma sanayine hizmet amacıyla geliştirdikleri en önemli projelerden birinin insansız uçak olduğunu vurgulayan Zorlu, “Vestel Savunma Grubu’nun bugüne kadar teknolojiye yaptığı 30 milyon doları aşkın yatırımın büyük kısmı, Vestel’in üretim ve ARGE gücünün savunma alanına aktarıldığı bu projede kullanıldı. Türk mühendis kadromuzun 6 yıllık çalışmasının ürünü olan insansız uçağın, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne teknolojik anlamda önemli fayda sağlayacağını umuyoruz” dedi.
AYESAŞ’ın iş hacminin, Zorlu Grubu’na katıldığı 2005 yılından bu yana geçen 5 yılda 5’e katladığını hatırlatan Zorlu, “AYESAŞ’ın toplam iş hacminin yüzde 60’ını aşan bir kısmını ihracat oluşturuyor. İhracatın yüzde 90’ı ise ABD’ye yapılıyor” dedi.
“Dünya devleri ile çalışıyoruz”
AYESAŞ ve Vestel Savunma Genel Müdürü Aziz Sipahi ise yaptığı konuşmada AYESAŞ’ın 20. yılına savunma ve havacılık alanında birçok yeni ve uluslararası proje ile büyüyerek girdiğini vurgulayarak şunları söyledi: “Savunma ve havacılık alanlarında, komuta-kontrol sistemleri, aviyonik sistemler ile, elektronik ve elektro-mekanik sistemlerin tasarım ve geliştirmesinden üretimine kadar geniş bir yelpazede ürün ve hizmet sunuyoruz. Özellikle aviyonik yazılım, yani güvenlik-kritik havacılık yazılımı alanında öncü konumdayız. Savunma sektörüne Türk Mobil Radar Kompleksi Projesi ile adım attığımız 1990’dan bu yana özgün ürünler ve yüksek teknolojiye sahip bir üretim altyapısı oluşturduk. Bugün ABD’de üretilen hava platformlarının bir kısmında AYESAŞ’ın ürettiği donanım ve yazılımlar kullanılıyor. AYESAŞ’ın en büyük başarısı, yüksek kalite seviyesi ve müşteri odaklı yaklaşımı sayesinde uzun yıllardır Lockheed Martin, Boeing, GE, Sikorsky gibi dünya devi firmalar ile giderek artan hacimlerde iş yapıyor olması.”
21. yüzyılın uçağı F-35’te AYESAŞ imzası
Aziz Sipahi, pilotlu son savaş uçağı olacağı öngörülen JSF (F-35) projesinde, AYESAŞ’ın ABD’li savunma firmalarıyla birlikte tasarladığı elektronik modüllerin kullanıldığını ve güvenlik kritik yazılımların geliştirildiğini belirterek şu bilgileri verdi: “21. yüzyılın uçağı olarak tanımlanan F-35, bugün alanında dünyanın en önemli projesi olarak kabul ediliyor. Türkiye, İngiltere, Hollanda, İtalya, Danimarka, Norveç, Avustralya, ABD ve Kanada projeyi ortak olarak yürütüyor. AYESAŞ, 20 yıl sürmesi planlanan bu projede, Türkiye’den ilk imzayı atan şirketlerden biri olmuştur. Projede tek kaynak olarak 250 milyon dolarlık iş hacmi bekliyoruz. Sipahi, AYESAŞ’ın geleceğe yönelik temel hedefini ise şu şekilde dile getirdi: “AYESAŞ, geliştirdiği özgün çözümler ile Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaçlarının yurtiçinden karşılanmasına katkıda bulunan, özellikle Komuta Kontrol ve Aviyonik alanlarında hem Elektronik Sistemler tasarlayan ve üreten hem de Yazılım geliştiren, bölgemizin lider Savunma ve Havacılık şirketlerinden biri. AYESAŞ, Vestel Savunma Sanayi A.Ş.’nin İnsansız Hava Araçları alanındaki gücünü de yanına alarak, Türk Savunma Sanayii’nin gelişimi ve yurtdışına açılması için üzerine düşeni yapmaya bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da devam edecektir.”